22 Temmuz 2010 Perşembe

Bomba,bina yıkım ve tren-ray sevişenlerinin inleme sesleri arasında kalbimin sesi patlak verdi.


Müsait bi yerde indirebilecek kadar kararlı bir makinist.
Oturacak yeri kocaman kalçalarına tapulayacak kadar seksi hatun kişi.
Bilmem kaç vagonluk trenin önüne atlıyacak kadar cesaretli çakma superman.
Halbuki intihara meyilli sırf buyüzden omzundaki meleklerin katili.

Ciddiye almalıydı yolcular.
Çünkü ben gayet ciddiyim!
Ciddiyetsizx tek bişey vardı.
Gülen eblek suratlar.
Ki bizler;
Bastık kahkahayı hüzünlü küçük orospularıyla sevişirken.
Ardında dağınık bi oda ve duvarlarca yankı.
Bu odayı toparlamak olay mahalini kirletmek olurdu.
Bıraktık dağınık kaldı.
Makul ölçüde gözyaşı katıp kesintisiz aşklara,
Bir tutam da medeniyet katıldı.
Bu bizim paradoksumuzdu.
Nerden bilebilirdim ki, Katilim olacağını.
Müstakil evimin ön bahçesini türlü çiçeklerle donattılar.
Ben karışmadım.
Balkondan beline kadar sarkan 90’lık insan
Sulama teknikleriyle yılların orgazmını anlatıyordu bana dinlemedim.
Sadece içimden
Konuşma..
Konuşma..
Düşünce!
Bir kazsalar arka bahçeyi hayatları film şeridi geçerdi gözlerimizin önünden.
Altyazısında bütün küfürleri ‘lanet olsun’yazan.
Leşlerimi sersem gözlerinin önüne,
Gözlerini çıkarıp küpe diye verirlerdi elime.

Kesintiye uğramış bi dinin ayetlerini kulağıma okuyordu Karanlık Ceketli Adamlar.
Hangi peygamberi vahyi idi saklıyorlar.
Bende var gücümle koşuyorum.
İzlediğin ve yaşadığın bütün porno filmleri kirpiklerimle sansürlüyorum.
Göz ve yaşlarımla arındırıyorum.
Seni paylaşamıyorum.

Bunların hepsini yataklı vagonlarda 3-5 adım arası yapıyorum.

Herşeyi vajinasıyla çözmediğini vurgulayan bi kadın,
Ardından bunun analı var oralı var diyerek karşısındakini uyaran bi kadın.

Kendimi nasıl pasifizmle dize getirdiysem ben dinleyici olarak,
Hayır Kendimi durduracak değilim.
Tanrım aklımı koru!


Boynumdan aşağı indikçe frekansı bozulmuş radyo sesi çınlıyordu kulaklarımda
Ve bir parmak bal çalıyordu ağzıma bildiğim en güzel şarkıları vücudunda çalayım diye.
Ve rayların kadeh tokuşturması.
Bukadar alkoliği cehennemde bile toplayamazdın.

Herhalukarda ihtiyacımın tamamını oluşturuyordu adamım.
Sana kızıp başkasına küfretmek için yine sen lazım oluyorsun diyorum.
Avazım çıkmadığı kadar bağırıyorum.
Onunda sesini kesiyorum en ince telinden
Saçlarımın..
İşte hepsi bu.

Terörümsün benim!
Diktatörüm!
Bu savaşın sonunda seni ya ölü bulurum.
Yada anne olurum yeniden doğururum.
Her durumda dudağın boynumda bulunur.
Beni kayıp ilanına nü resmimle koysalarda tanıyamazdın sen.
Benim kadınlığım seni sarsıyordu.
Akklına gösterdiğimden fazlası gelmiyordu.
Anlattığım kadarım senin için.
Fazlası tadı bozuk kanımda.

Demir eksikliğini kelepçelerde arıyorum.
Rh pozitif kanımı saçıyorum her yana.
Küçük bi kızın zifaf gecesinde çarşafa gözleriyle akıttığı kan gibi.

Bütün fahişeleri aynı yere toplayıp sabun yapmalıyım diyorum makinistin kulağına.
Onaylayacağından eminim.
Çünkü koltuk onda, komut bende.

Herhangi bir şekilde olurda ihanete uğrarsanız,
Anne karnındaki gibi cenin pozisyonu alın ve kurtulun lütfen.

13 Mart 2010 Cumartesi

GÖRSEL PARANOYA ; ADINI SEN KOY.


Güldürmedim, öldürmedim. Sadece tüm beynim ile seni ayırt ettim. Uyandıktan sonra; Nerede olduğunu seçemeyen BEN!


Aklımı başıma toplayamıyorum Sevgilim. Yardımcı ol. Kafamı dağıtmaya ne dersin ?

Bence fikir enfes.

Böylece Başarılı Sanatçı 'Altın Tabanca' ödülüne layık görülür.

Şakşakşakşak. Bam!


Müsaade benim.

Bu dansı bana lutfet, bak ne kadar kibarım.

Dünyanın tersine döndüğü haberi

Geçemeden mecmua kayıtlarına;

Ben hayat hikayemizi dökeceğim kırmızı bülten 3buçuklu sayfalara.

Manşet!

'Kimliği belirlenemeyen zanlı

Omuzlarındaki melekleri hunharca katletti.

Etrafına dehşet saçan zanlı ortadan kayboldu.

Polis kayıtlarında benzer suçu bulunmayan E.'yi arama çalışmaları devam ediyor.'


Bu kısımda ben

Sırra kadem basmış bulunuyorum.

Yolumu bulabilmek için düşlerimi döke saça kaçıyorum.

Kırıklardan geri sana geri dönebileyim diye.

Kıskançlığımı yanımda götürüyorum.

Ona çok ihtiyacım olucak.

Bilinçli kullanıcı işini de bilir.

'Sen bilirsin'ler de bileklerimde.

Bombaların arasından geçiyorum.

Patlama sesleri kulağıma gelince

Kimsenin bildiklerini elime yüzüme bulaştırıyorum.

Herkes yapıyorum.

Ve yıkamıyorum.

Bırak dağınık kalsın.

Ağzım yüzüm.

İntihar edersen Eiffel'den atlayacağım.

Gitmeden ortalığı toparlarım.


AŞK'ın şirret halindeyim çoğu zaman.

Biliyorum ben böyleyken beni daha tutkulu terkedersin.

Hayalim değil bunlar.

Ne hayal edeceğimi bilmediğim anda

Aklımın şakaklarına seni dayadılar.

İtiraza vaktimiz olmayacak.


Hayır, aklımı kaçırmadım.

Hayır, kafamı yemedim

Hayır, çıldırmadım.

Çıldırmayacak, o akıl nane molla bende kalacak.

Aklımı saklayacağım.

Aklımı çıkarıp saplayacağım.

Aklımı kaçırmamı istemelerinin derdi bana hayranlıklarıydı.


Velhasıl

Konuyu bağlamalı.

Sevmediklerim

ve ilaçlarımla

Gözgöze geldik.

Yapılması gereken belli!

Gebert!

Senin yapabileceğin bişey, .. sadece ; kaçmak.

Ben gebertirim bana bırak.

Sen sadece kaç!




1 Şubat 2010 Pazartesi

Katil Olmama Sebep Kurduğun Cümleler II Kötü Kadının Şiddetli İhtişamı, Tehlikeli Aşkı


Mızıkçılıktan usandığımdan beri oyun oynamayı bıraktım. Yaradan beni uydurduğundan beri, hepimiz farklı resimlere bakıyoruz. Beni uyarıyor Allah ! "Bu şekilde olmaz.Kalbini bırakacaksın öteki kızlara. Onlar oynasınlar." Ve diyor ki; "Tenine ulaşmanın zamanımıdır ki. Dikenli tellerini şaraba çevirdin?Sana güvenmekteyim ben Doğru olanı biliyorsun. Ben izlemede kalacağım." biliyordum ki ihtiyacım olduğunda hissettirecekti varlığını. Ve sözünü tutup düşünmeye koyuldum. Onu sevmek için bi sebep gerekli olduğunu söylediler. Ben hariç sen dahil herkes oyanladı bunu. O zaman sebep ver bana. Bunu istiyorum çünkü. Yine ben istiyorum. Ve sadece seni. İlk defa yaşattıklarını kenara atabilirim. Hepsi içinde. Biraz kaykıl ve bize yer ver. Erkek olmayı bırak ve bizim tarafımızdan bak. Yapabildiğinde biraz incelik kap ağlarsan sorun değil. Kendi oyunumu oynamaktan yorulmuştum. Şimdi uzunca süre baştan çıkaracağım. Ağzından girip burnundan çıkacağım. Oyun şeklim bu. Ki öldürme biçimimde bir oyun. Öperek öldürdüğümü cümlesi içinde de 'sen'. bilirsiniz işte.Sonsuzun başlangıcı için öpmekteyim seni. Sırf bunun için vurmaktayım dudaklarından. Hazzı kenara bırak. Aşık olma şeklimiz bu. Hatun bizim için söylüyor.Ben kendim için eşlik ediyorum anlam itibariyle; I'm so tired, of playing Playing with this bow and arrow .. Give me a reason to love you Give me a reason to be a woman. I just wanna be a woman. Herhalûkarda devam etme zamanı geldi. Sevgilimin elinden tutup gökyüzüne koşmayı planlıyorum. Ve kokusunu unutmamak için. Tenimden vazgeçmesin diye. "Hayattan ve O'ndan besleniyorum" diyorum Allah'ım !

Bağımlı olmayı sadakat olarak görüyorum anlamıyorsun. Taze ekmeksiz ve çikolata kremasız kahvaltıyı sıkıcı bulmaktan daha vahim bu durum. Anlatmaya çalışıyorum. Sahiplik değil. Aitlik ve bağımlılık. Tıpkı uyuşturucularım gibi. Bunu bana söylettirdiğin için Teşekkürler ALLAH.

Sana mutluluğumu borçluyum. Söz veriyorum. başka şeyler içinde mutlu olmaya çalışıp seni mutlu edeceğim. Eğer birgün elimden alınırsa. Kendime yeni bişeyler uyduracağım

28 Ocak 2010 Perşembe

İÇİMDEKİ TÜTÜN KOKAN KÖTÜ KADIN MİNNET VE ŞEFKATLE SUNAR.



Dünya bazen seninleyken de umrumda değil. Uyanıp esnedikten sonra seni görsem bile durum bu. Değiştiremiyoruz. Gidiyorum bu. Günün herhangi saatinde ağzım da bi küfre hazırlık. Öpüyorsun.. Yoluna giriyorum..

İçimdeki kötü kadın şefkatle sunuyor. Sıradaki 'cinnet' bize gelsin.

Ki seni öpmeden geçmez bu cinnet,hiddet yada huzursuzluk adını sen koy. Yanımda olman bana gelmen demekti. Bu bağlamda olmama durumunu küfürle karşılıyorum. Yine bi ağzı'bozukluk. Aşk büyük laflar etmeye gelmez öğrenildi, öğretildi. Beğenildi,beğenilmedi farketmez-di.

Gidişat iyi değildi. Seninle sonu öpüşmeye varan bi savaşa çıkacağız. Ve fısıldamanı rica edeceğim. Yapmadığını varsayarsak; Yinede aratmıyor seni sevdiklerim. Ciddiyetimi surat ifademden anlayabilirsin ancak; Ama kafama siyah tüllü fötr geçirdim. Sırf gözünün bebeğine ulaşamayayım diye. Yüzünden çıldırmayayım diye. Bi nevi kendimi cezalandırıyorum.

Bu sıra bi'şeyler eksik gibi. Rengi en açık tonda. Aşırı dozdan geberebilirdim. Ama ben sırıtmayı seçtim. Sen bana bi kuple küfret.

Ağzımdan çıkan dedektif, herşeyin benim suçum ve uydurmam olduğunu söylüyor. Ve bu konuda çok ciddi ! Cevabım var evet: Şizofren olduğumu kanıtlarsan, ilk senin üstünde oynama yapacağım. Oylamaya kapalı.

Tanrım konuşmalıyız!

Aşkolsunları riske atmak istemiyorum. Lütfen. Belki severdim ondan kırar geçerdim. Yapıştırmak için diz çökerdim. Biliyorum kızgınsın bana. Ama biliyorum Ona yüz(ümü) verseydim, yine üstüne başına bulaştırırdı. Tamam. Ne hayali varsa görsün.

Ben seni dudaklarından vururum, olmadı intihar edersin. Aslında geçen bu değil zihnimden. Kendimden kaçmalıyım. Topuklarını kıçına vurarak kaçmalı.

Uygun bi mekan bulup dünyadan sıvışmalı. Kokun ateşle birleşince nasıl cehennemleşirdi ya. Öyle bi alem bulmalı. Sevmeyişlerimi yanlış anlama. Sevişlerimi üstüne alınma. Hatta söylediğim herşeyi unut. Beni Tanrı uydurdu (!)

19 Kasım 2009 Perşembe

Şimdi BİZ Bu’yuz.. Ne O’yuz Ne Şu’yuz.Sadece BU..

Çok yaşamışta yorulmuş gibi,yaşamadan yaşadık ayrı ayrı heryerde.. Oyundu sanki.. Kimimiz küfür etti,kimimiz bakıp geçti,kimimiz mola aldı bu oyunda.. Artmadıkta eksildik bu ara.. Yasal uyarılar, sağlığa zararlı sigaralar arasında artmadım da azaldım sanki Meydanlar boş olunca isteseydim yapardım ama yapmadım. Kaptan gitti,hava bozdu herkes sandallara! Farklı ama aynı yollarda göz göze gelip susanlardanız şimdi.. Oysa ne kadar benziyorduk birbirimize: aldandığımız şeylerle.. En iyi dostumuz ölülerdi nedense.. İnsanların çoğu anlamaz zaten sözden. Boşver üzmeyeyim kendimi.. Vadedilmiş yalnızlık uyarıldık. İki taştan kale olmaz artık; Olmasın,canın sağolsun,dün neysen bugünde O'sun,olsun.. Belki beni hatırlayacksın başka biriyle başka yerdeyken. Belki ay sonu faturanı öderken.. Bana hala borcun var,Yok faizim sözüm var.Yalnızlıklar,peşin öden(me)miş senetler.. Belkide harflerin rengi var. Aşk söndü,kral öldü,şehir düştü eğlenin doya doya.. Ama izin vermedi yalnızlık.. Bi' canım var zaten,bilmem kaç sıkımlık? Kaç gündür keyfimde yok.. Umut'lu'suzluk yasak ikinci bi emre kadar! Ne hayaller kırıldı umutlar yıkıldı.. Ben seni düşündüm zaten çok vakit alır dünyaya dönmem.. Delirdik bazen ,sırf bu yüzden dönemem.. Başladık beraber geri sayımlara Uyarılmıştık zaten boş laflara karşı Karşı karşıya durunca gördük ki sonra Konuşmamak gerek aynı anda. Ekildi sinirler,biçildi tütünler.. Hoş gelindi hoş gidildi. Unutmak ceza oldu,dokunmak günah oldu zaten!! Ayaküstü caddelerde rastlaşmak birdenbire. Bayağı hoş adammışsın şaşırttın bak beni. Neyse sen bi su koy,ayağını uzat ti-vi ye bak; Olası cinayetlerden,maç tahminlerinden oluşan yola koyul Kafeini ol kahvenin,geç saat dostuydun zaten bu sehrin..Bi' fincan sohbettin hepsi bu. Simdi ise yere uzan vücudumun iç kisimlarinda açtigin yaralara balmumu dök sirf kapamak adina* Bu bir baslangiç lakin.. Unuttukça kapayamıyacağım. Kapadıkça unutacağım ne aci tüh. E napalım adını zihnimden silmeye devam ediyorum Her daim beton evlerden çıkıp kağıt kafeslerden kaçmaya devam edeceğim senli yada sensiz.
Ben ortalardan iki bilet istedim,sen gidip almissin uçurumun kenarindan be canim. Tamam sende haklisin çekilmez olabiliyor'd'um ama Bari uçurumdan asağıyı seyrederken iticekmis gibi yapmakla kalma da, gerçekten it! Yapılan işi yarım bırakma nolur? Simdi biraz sessiz olup duyalim içimizden gelenleri.Yanlis cevaplardan seçelim istedigimizi. Is-güç , Ask güç. Bir , Ki , Üç ..Pekala Devrilin Cümleler



yalnızlık
[Cenk Taner'li]